Kayıtlar

Bahar Yakındır (Acele Ettim Kışta Geldim)

Resim
Kur’ân’ın etrafındaki surların bir bir yıkılmaya başladığı bir hengamda ve Peygamber Efendimiz’in (asm) müjdelediği, her asırda gelecek olan müceddidin gelme zamanı tamam olduğunda bir Nur doğdu şarktan! Peygamber müjdeler de, etrafındakiler bu müjdeden bîhaber kalır mı! Bediüzzaman Hazretleri belki de (kesinlikle mânâsında) asrının, yani ahirzamanın en büyük İslam âlimidir! Bunu dönemin en büyük İslam âlimleri dahi kabul etmiştir! Bediüzzaman Hazretleri, Kur’ân etrafındaki surlar yıkılınca “Kur’ân doğrudan doğruya kendi kendini müdafaa edecek” diyor ve ekliyor: “İ’câzı onun çelik bir zırhı olacak. Ve şu i’câzın bir nev’ini şu zamanda izharına, haddimin fevkinde olarak, benim gibi bir adam namzet olacak. Ve namzet olduğumu anladım.”(Sikke-i Tasdik-i Gaybî) Evet, Risale-i Nur, Kur’ân’ın i’cazının bir nev’ini açığa çıkardığı için O’nun çelik bir zırhı hükmündedir. Kur’ân’ın etrafındaki surlar yıkılmıştır ama O, üzerine çelikten Risale-i Nur zırhını kuşanmıştır. Hem de ne çelik! Eğilmez,...

En Kuvvetli Râbıta: Tesanüd

Resim
“Evet, temsilde hata yok, nasıl ki büyük bir velî, küçük bir Ashâb kadar hizmet-i İslâmiyede Ehl-i Sünnetçe mevki almadığı gibi, aynen öyle de, ‘Bu zamanda hizmet-i imaniyede hazz-ı nefsini bırakıp ve mahviyet ile tesanüd ve ittihadı muhafaza eden bir hâlis kardeşimiz, bir velîden ziyade mevki alıyor’ diye kanaatim gelmiş ve siz daima bu kanaatimi takviye ediyorsunuz.” Bediüzzaman, Şuâlar Üstad Hazretleri Risale-i Nur’da kâinatta müthiş bir tesanüd olduğundan bahsediyor. En küçük bir pireden en büyük bir gergedana, en küçük bir otdan en büyük bir çınara kadar herşey manen “tesanüd tesanüd” diye bağırıyor. Hiçbirisi hiçbirisine zıd bir tavır içerisine girmiyor. Cenâb-ı Hak tarafından kurulmuş ve O’nun tarafından idare edilen şu âlemin tesanüdünü bozmuyor, aksine sanki tesanüdü muhafaza için azamî gayret ediyor. Hayvanat âlemine baktığımızda en yırtıcı bir hayvanın görünüşte vahşice katlettiği hayvanlar ya sürülerindeki hasta olup bütün sürüye bunu bulaştırdığında sürünün tamamının ölmes...

Allah İhmal Etmedi İmhal Etti: "Risale-i Nurlar Özgür!"

Resim
Ellerinde kelepçeler.. Takılan kelepçelerin üzerinde de güller.. Dikkatle nazar etmeyenler güllere aldanıp, alkışlayarak uğurladılar onu.. Halbuki O hapse gidiyordu.. Suçu yalnız ve yalnız Hakikati haykırmaktı. Evet hakikati haykırmak suçsa ben de suçluyum! Çünkü tam 666 gün boyunca en gür sesimle haykırdım hakikati! Evet güllerle kamufle edip kelepçeler takılan ve hapse atılan Risale-i Nur du! Ben de Yeni Asya’yım! Dediler ki “Elhamdulillah Risaleleri artık devlet basacak!” Dedim ki “Bu kelepçenin gül ile kamufle edilmesidir kanma! Üstad devlet de bassın demiş, yalnız o bassın değil! Sakın aldanma!” Dediler ki “Ama bak biz de basıyoruz.. Elhamdulillah.” Dedim ki “Peki ya Risale-i Nur’un naşir-i efkârı ünvanına sahip Yeni Asya neden basamıyor? Hem hüküm artık padişahınsa yarın sana da basamazsın derse ne yapacaksın! Sakın aldanma!” Dediler ki “Sadeleştirmenin önüne geçildi..Elhamdülillah.” Dedim ki “Sadeleştirmenin değil Risale-i Nur’un önüne geçildi. Evet haklısın, O’nu tamamen yasakl...

Gazete'nin Cemaati mi yoksa Cemaatin mi Gazetesi?

Resim
Yeni Asya Gazetesinin 1990 daki uğradığı baskında henüz 8 yaşında idim.. Cemaatimin ve şuan görüş yazarlığı yaptığım gazetemin yaşadıklarından bihaber çocukça oyunlar oynamakla meşguldüm.. Bu hadiseleri  abilerimizden hayretler içerisinde dinledik senelerce. “Nasıl olur!” dedik.. “Olamaz!” dedik. Bu yaşananlara bir türlü inanmak istemedik. Ama zaman ihtiyarladıkça eskinin çocuk, yeninin büyükleri “olamaz gibi görünen” hadiselerin nedenini, niçinini öğreniyor ve olamaz sanılanların nasıl da olabilir hale geldiğini daha iyi idrak ediyor. Her dönemin derdi, sıkıntısı, imtihanı farklı oluyor. Belki de zaman kıyamete yaklaştıkça imtihanlar da zorlaşıyor. Ama ne enteresandır zorlaşsa da zahiri itibarı ile öyle değil.. kazanılması çok kolay görünen ama kazanılması çok zor olan imtihanlar.. Yaşıyoruz! Görüyoruz! Şimdi biz büyüdük ama çocuklarımız oyunlar oynayıp yerlerde emekliyor. Yaşanan hadiselerden bihaber aldırış etmeden mutlu ve sınırsızca heyecanlı. Bir zamanlar babalarının da çocuk...

"Elif" Sadece Bir Harf Değildir

Resim
Elif harfi arapçadaki ilk harf olması haricinde tüm surelerin ve Kur'an-ı Kerim'in başında yer alan Besmelenin de ilk harfidir. Ancak besmeledeki bu elif okunmaz, b harfini okutur. “Besmeledeki B nin esrarı” başlıklı yazımızda bu meseleyi detaylı olarak izah ettiğimizden detayları ona havale ediyoruz. Ancak Kur'an-ı Kerim'in ilk ayeti olan “Elhamdulillahi rabbil alemin” in ilk harfi de elif'tir ve okunur. Hatta kendisinden sonra gelen lam harfini de kendisinin bir “kamerî harf” olması hasebiyle okutur. Böylelikle “el” lafzını ağızdan çıkartarak sonrasında gelen “hamdu” kelimesine özel bir mana yükleyip “hamdulillah” şeklinde devam etmesiyle sadece Allah'a yapılan bir hamd manasını cümleye yükler. Kısaca Fatiha'nın başındaki elif harfi “Hamd” lafzını sadece Allah'a ihsas ederek “Elhamdulillah” lafzına, şükrün sadece O'na (c.c) yapılacağı şeklinde özel bir mana yükler. Arapça dilbilgisine göre bu manayı yükleyen “lam” harfidir ancak cümledeki lam harfi...

İlk Okuma (Ödüllü hikaye!)

Resim
(Bu yazı Zübeyir Gündüzalp Hikaye Yarışmasında Üçüncülüğü kazanmıştır) Yarışma Sonuçları (tıkla) Ben okumak için yaratılmışım. Ne zaman yeni bir kitaba başlayacak olsam, önce usulca ellerimin arasına alır sonra gözlerimi kapatıp derince içime çekip koklarım kapağını.. O koku beni benden alıp sanki kitabın içerisinde bir cümle, bir harf haline getirir. Sanki kitabın içerisinde, kitabın cümleleri, satırları arasında hayalî bir seyahate çıkarım. Ne ilginçtir ki ben okumayı yaşıtlarımdan geç öğrendim. Herkes ilkokul birinci sınıfı bitirdiğinde okuma-yazma bilirken ben daha sökememiştim. Babam o yaz uzun uğraşlar neticesinde öğretmişti bana. Benim için küçük olmak okumayı bilmediğim yaşlardır. Okumayı öğrendikten sonraki yaşlarımı hep büyük hatırlamışımdır ve o yaşlarda kendimi öyle de hissetmişimdir. Bazıları “şu yaşta bunu yaptım, bu yaşta bunu yaptım” diye sıralar ya hani. Benim için bu süreç okuma ile başlamıştır. Okumaktan önce okumaktan sonra.. Bilemiyorum 5 yaşında mıydım 6 mı? Küçük...

İnsan Güzel Ahlâkla Doğar

Resim
''Çocuklarımıza bırakacağımız en güzel miras, güzel ahlâktır” buyuruyor Kâinatın Efendisi (asm). Peki ama canımızı dahi düşünmeden feda edebileceğimiz yavrularımıza güzel ahlâkı nasıl vereceğiz? Doğru yöntem nedir? Öncelikle şunu iyi bilmeliyiz ki her insan gibi her çocuk da kendine has bir karaktere sahiptir. Ve hiçbir çocuk kötü bir karakterle veya fıtrata aykırı bir ahlâkla dünyaya gelmez. Zira Cenâb-ı Hak: “(Resûlüm!).. Allah’ın insanlığın özüne yaratılıştan nakşettiği fıtrata çevir; (tâ ki) Allah’ın yarattığında olumsuz bir değişme olmasın” 1 buyurur. Peygamberimizin (asm) “Ben ancak güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim” 2 hadis-i şerifi de insanın aslında dünyaya gelirken güzel bir ahlâkla geldiğini ispatlar nitelikte. Evet, insan İslâm fıtratı üzerine güzel bir ahlâkla yaratılmış ve o güzel ahlâk ile dünyaya gönderilmiştir. Ancak çocuğun etrafındakilerin olumsuz veya yanlış hâl ve hareketleri maalesef bu fıtratın bozulmasına sebep olmaktadır. Müslüman olmayan bir ai...