Kayıtlar

Aralık, 2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Kemiyetin Keyfiyete Nisbeten Ehemmiyeti Yok!

Resim
“..ansızın önden ve arkadan uğradıkları hücûm sebebiyle ne yapacaklarını şaşırmışlar, bir çok şehid vererek, şuraya buraya dağılmışlardı. Bir ara, Resûlullahın (asm) etrafında sadece, ikisi muhâcirlerden, yedisi ensârdan olmak üzere dokuz kişi kalmıştı..” [Müslim, 3/1415, (Hadis No: 1789)] Resulullah (asm): “Ey Allah’ın kulları, bana geliniz, etrafımda toplanınız” diyordu fakat kimse onu duymuyordu… ««« Uhud! 750 mü’minin katıldığı kanlı savaş. “Kazandık” denildiği bir noktada neredeyse tüm İslâm ordusunun ganimet peşine düştüğü ve ardından kurnazca bir saldırıyla darmadağın olan bir ordu. Ve müşriklerden kahrolasıca bir çığlık: “Muhammed öldü! Muhammed öldü!” Ve ardından üç güruha ayrılan İslam Ordusu: 1- “O (asm) öldüyse yaşamanın mânâsı yok. O halde şehit olana dek savaşalım” diyenler. 2- “O (asm) öldüyse savaşmanın mânâsı yok. O halde kaçıp Medine’ye geri dönelim” diyenler. 3- O’nun (asm) yanından zaten hiç ayrılmadıklarından dolayı o yalana tenezzül etmeden Hz. Muhammed’in (asm) ...

Zalimler için Yaşasın Cehennem!

Resim
Evladı olanlar iyi bilir. Sabah uyanır uyanmaz ilk işleri evlatlarının o mis kokusunu içlerine çekip kalplerindeki muhabbet musluklarını ardına kadar açıp, kucaklayıp o minik bedeni, sımsıkı sarılmak olur. Evlat ne kadar büyüse de sizin nazarınızda hep minnacık bir bebek olarak kalıverir. Öpmeye, koklamaya doyamaz “Keşke bugün iş olmasa” deyip bir iç çekersiniz ve ayrılmak istemezsiniz o masum yavrunuzdan. Ama mecbur üzerinizi giyinir ve düşersiniz derd-i maişet için yollara. Ve vardığınızda iş yerinize sabah ilk çayınızı yudumlarken “Dünyada ne olup bitiyor” diyerek gezinirsiniz haber sitelerinde... Evet ben de her zamanki gibi böyle çıkmıştım evimden ve böyle varmıştım iş yerime. Ama o gün ilk çayımı içemedim.. Boğazımdan geçemedi ne kadar zorlasam da.. Çünkü boğazım düğüm düğüm.. O sabah bir sahile minnacık bir beden vuruvermişti.. O fotoğraf tüm mutlulukları tek bir saniyede alıp götürüvermişti. Neden bilmiyorum ama normalde o sahnedeki yetişkin bir insan olsa idi bu haleti yaşatam...

İki Soru-İki Cevap

Resim
Bediüzzaman Hazretleri bizim siyasetten uzak durmamızı söylüyor, siyasetten men ediyor. O halde: 1- Risale-i Nur’a Bandrol Engeli / Devlet Tekeli meselesini gazetemiz vasıtası ile takip etmek bu metne aykırı mıdır? 2- Normal siyaset sahnelerini gazete ve mecmualardan takip etmek bir Nur Talebesi için uygun mudur? Uygun değilse gazetemiz de siyasî haber yapıyor. Gazetemizi de takip etmemeli miyiz? Öncelikle soruyu düzelterek başlayalım. “Risale-i Nur’a bandrol engeli veya devlet tekeli” ile ilgili meseleleri takip etmek bir Nur Talebesi açısından siyasî meseleleri takip etmek değildir. Yasak “siyasî bir yasaktır”, ancak bu yasağa karşı çıkmak da, yasak ile ilgili gündemi takip etmek de siyasî bir tavır değildir. Çünkü Üstad Hazretleri hayattayken de bir çok kez Risaleler toplatılmış ve yasaklanmıştır. Üstadımızın o günlerdeki tavrı da daima Risaleleri ve iman hakikatlerini savunmak şeklinde olmuştur. Bununla ilgili Risale-i Nur’da bir çok mektup ve mahkeme savunmaları mevcuttur. Nur Tal...